çorap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çorap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2010 Pazartesi

Gün yirmi: Spor vakti!




Sabah ayaklarım ve belim ağrıyarak uyandım. Önce hastalanıyorum sandım, sonra anladım ki hamlıktan. O yüzden kararlıyım! Spora başlıyorum. Bugün gidip Cihangir Sports Center'a yazılıcam. Ya Yoga Ya Pilates. Hem fiyatları çok uygun, hem de Selen'le Zeynep ordalar.

Hazır Cİhangir'e gitmişken de diyorum FOL'de son bir hamburger yiyip, Çukurcuma yolundaki Mozk Kostüm Shop'ta biraz oyalansam mı?

P.S. Fotoğrafta gördüğünüz ağrılı bir kızın sporla kendine gelmeden önceki hali =)

14 Şubat 2010 Pazar

Gün on dokuz: Sevgili olsa da olmasa da




Sevgilisi olanın da olmayanın da bugünü güzel geçsin =).

Bakın dışarıda güneş var, eve kapanıp TV karşısında falan durmayın. Mesela Den Cafe Nişantaşı'na gidip eski sevgilinizin eşyalarını kokteyller eşliğinde satın, ya da Arkaoda'da Sir Richard Bishop & Hayvanlar Alemi dinleyin. Kanyon'a mutlaka uğrayıp Aşk Doktorunun sihirli iksirlerinden alın, İstanbul Modern'e iki kişi gidip bir kişi parası verin.

Bugün mutlu olun, kendinize ve sevdiklerinize iyi bakın!!!

12 Şubat 2010 Cuma

Gün on yedi: İF başladı




İf İstanbul günü. Sonunda geldi. Girdiğimiz sıralara, okuduğumuz broşürlere, hangi filme gideceğiz tartışmalarına, twitter’dan takipçisi olduğumuz yorumlara değdi. Benim listemde Contakt,Vallahi Ben Yapmadım, Mary&Max ve Her Şeyimiz Meydanda var. Bakalım nasıl çıkacak?

P.S. Bu arada Alexander McQueen'in ölüm haberini alıp çok üzüldüm, Yaprak Aras Şahinbaş'ın (nam- değer Trendometre)bu konudaki yazısını okumanızı öneririm.

8 Şubat 2010 Pazartesi

Gün on üç: Saç derdi




Şu soruyla karşınızdayım: Saçlarımı kestirsem mi yoksa boyatsam mı? Annem diyor uçlarını biraz aldır, kızlar tutturdu siyah yap tenine ve gözlerine pek yakışır. Şimdi Makas’a doğru yola çıkıyorum. Bakalım artık orada karar vericem.

Başrollerimde
Siyah elbise
Ayakkabı: Nine West
Çorap: Penti
Şapka: Accessorize

5 Şubat 2010 Cuma

Gün on: Mavinin gücü




Mavi günümdeyim. Ondan mavileri çektim. Aksamüstü Baja’da Meksika yemekleri yemeye gidiyoruz. Ekip kalabalık. Burritos çekiyor canım fena halde son bir haftadır. Öncesinde ben kesin Kop-art’a bakıcam, belki beğendiğim eteklerde indirim vardır. Belki bir de Melekler Kahvesi’ne uğrayıp falıma baktırırım. Fala inanmam, falsız kalmam!!!

3 Şubat 2010 Çarşamba

Gün sekiz: Karlar Düştü




Off bir heyecan! Gelen on mailin üzerine Selen de arayıp keyfimi sordu. Blog'umu öğrenmiş, takipteymiş.


İstanbul Fashion Days'e giden blogger'lar perşembe 18:30'da Tamirane'de buluşacaklarmış. Onu haber verdi.Trendometre, Urban Confessions, Sibel Arna, İconjane var dedi aralarında. Sen de gitsene. Bi sevindim. Şakası bile iyi geldi.

P.S. Facebook grubumu takip ediyor musunuz?

31 Ocak 2010 Pazar

Gün altı: İndirim zamanı!



Muhteşem! Bugün maillerimi açtım, tanımadığım 5 mail adresi karşımda. Kızlar teşekkür ediyor. Çantayla çorap kombinlerimi pek beğenmişler. Hepsine tek tek cevap yazdım. Her şey ayrıntıda gizli!

Sonra da Vakko, Vakko Butik, V2K ve Vakkorama’larda %50 sezon indirimine ek inci etiketli ürünlerde %50 indirim fırsatını kaçırmamak için Teşvikiye'ye yollandım.

26 Ocak 2010 Salı

Gün altı: Evde miskinlik




Biraz geç uyandım. Peynirli omlet hazırlayıp, TV karşısına kuruldum. Bilgisayar kucağımda, elma suyum masada. Arkadaşlarım bile neden böyle bir blog yaptığım konusunda şüpheli. Ama olacak inanıyorum.

Bugünü Zelfist'in bloguna bakarak geçiriyorum. Zara yaz koleksiyonunu ortaya çıkarmış, erkeklerde moda gece mavisiymiş.

Gün beş: Sabaha kadar eğlence!




Cumartesi, istisnasız Taksim günü.Sabah biraz yorgun başladım ama,akşama kadar battaniye altı yapma niyetindeyim. Yemeği evde yiyip, mor Penti’lerimi çektikten sonra Lokal, Kiki, Minimuzikhol, gezmeyi planlıyorum.Minimuzikhol’e giriş genelde 10 TL. Bilginize.

Gün dört: Akşama hazırlık




Cuma bizimkiler, annemle babam yani, yemeği bizle ye dedi. Özlemişler. İstikamet Cihangir Savoy Balıkçısı. Palamut, roka salatası, acılı ezme ve kalamar. Bu menüye hayır denir mi? 11’den sonra da arkadaşlarla Ghetto’da olacağım. Sao Paololu Cibelle sahnede. İyi müzik sevenleri beklerim.

P.S. Sonrasında Miller Back 2 Back Party @ Public; Bon Mod @ Roxy; Fuchs, Mr. No Name @ Lokal'e de uğrayabiliriz.

Gün üç: Kar beyaz, ben beyaz




Özlem Tekin’in çok eski bir şarkısı itunes’umda: “Dağları deldim tek başıma, çölleri aştım bir tek ben.” Ben de kız başıma yapabilecek miyim bakalım bu işi? Bu blogun hitlerini 10000’lere çıkarabilecek miyim?

Neyse patetik tavırları bırakıp bugünkü programı bildiriyim: Alanİstanbul'da Küpşehir sergisi, üstüne Milk Gallery. Akşam da Galata civarlarında olacağıma göre yemeği Açık Mutfak'ta yerim diye düşündüm. Kısır, köfte ve pilav. Anne usülü.

Gün iki: Pembe hayaller




İkinci gün. Pembeleri çektim. Pembe hayaller, çingene pembesi, toz pembe... Pembe deyince aklıma gelenler... Birazdan çıkıp okula gidicem. Annemin blog'um hakkındaki ilk tepkisi “Kızım nerden çıktı bu proje. Okul, iş, ders arasında bir de bununla mı uğraşacaksın?” Olsun bakıyor ya =)

25 Ocak 2010 Pazartesi

İşte Siyah Elbisem