30 Haziran 2010 Çarşamba

Gün yüz elli bir: Televizyon



Sex&The City'den sonra Önder Bekensin&Demet Akalın'ın evlilik hayatlarını izledim. Şaşkınlıklar içindeyim. Yemekteyiz, Evcilik Oyunu, Su Gibi programları bitti. Yeni moda bu. Ne diyorsunuz bu konuda?

29 Haziran 2010 Salı

Gün yüz elli: Kedişin Bakım Günü



Hatırlarsınız geçtiğimiz günlerde köpeğimi kaybettiğimi ve ne kadar üzgün olduğumuz yazmıştım. Hala onu çok özlememe rağmen dün üzerinde küçük bir pire gördüğüm kedim artık kendime gelmeme sebep oldu. Üzüntümün arasında kendisiyle ilgilenemez olmuştum. Ben de bugün gittim hem eksik olan aşısını yaptırıp hem de onun ihtiyaçlarını aldım. Kendisini kadrajın içine sokmak için türlü numaralar yapmama rağmen kendisi koltukta oturmayı tercih etti.

Ben de hem kaybettiğim köpeğimin hem de kedişin fotoğrafını koymaya karar verdim.




28 Haziran 2010 Pazartesi

Gün yüz kırk dokuz: Kahvaltı



Kurtuluş'da Tuşba. En sevdiğim marketlerden biri. Alışverişlerimi yaptım, evde Pazar kahvaltısı hazırlayacaktım. Ama ne oldu anlamıyorum, postları falan giremez oldum son 3 gündür. Birileri benim blog'u hackledi mi diye düşünüyorum. Az kaldı. Lütfen. Çıkın aradan IT'den sorumlu bilirkişiler =). Neyse. Sonuç olarak kahvaltıda sosisleri, salamları, peynirli omletimi yaptım!

27 Haziran 2010 Pazar

Gün yüz kırk sekiz: Deniz kenarı




Bugün bütün günümü Bebek'ten Rumelihisarı'na giden yoldaki banklarda geçirdim. İnsanlarla konuştum, balık-ekmek yedim, gemileri izledim, kitap okudum. Şimdi, akşam çökmüşken şehre, eve girdim, yarınki hazırlıkları bitirmekle uğraşıyorum. Ne kadar çok photoshop, unuttuğum mail, açmadığım dosya varmış.

26 Haziran 2010 Cumartesi

Gün yüz kırk yedi: Sorun üstüne sorun




Bir sorunlar yaşıyorum son iki gündür teknolojik aletlerle. Önce cep telefonuma su döküldü, üstüne iki gündür blogspot adresime yüklediklerim çıkmamaya başladı. Bugünkü bomba da bilgisayarım. Yeter! Ben çok mutsuzum ama.

25 Haziran 2010 Cuma

Gün yüz kırk altı: Temizlik




Günlerdir evde oturamadığım için durum felaketti. Bugün biraz işten izin aldım, Sonisphere'e de gitmedim. Evde eşyaları düzenlemekteyim. Ooof. O kadar sıkıldım ki yazasım bile yok.

24 Haziran 2010 Perşembe

Gün yüz kırk beş: Aşk-ı Memnun



Elimde kumanda, evde sessizlik Aşk-ı Memnu'nun sona ermesini bekliyorum. Ben her perşembe televizyon karşısına geçenlerden değildim ama tabii bu işin sonunu da görmeliyim.

Bu yaz hangi dizileri izleyelim dersiniz?

23 Haziran 2010 Çarşamba

Gün yüz kırk dört: Gotan Project



Gotan Poject konseri. Muazzamdııııı!!!! Az önce geldim. Islandım, ama ne önemi var. Şimdi kulağımda tangolar, önümde dans eden çift, müziğin beni mutlu ettiği an.

Ya sen? Nedir seni mutlu eden müzikler?

22 Haziran 2010 Salı

Gün yüz kırk üç: Berrra!!!!



Berra Terzioğlu'ndan mallarımı aldım! Bayılıyorum onun yaptıklarına. Bir de çarşamba yağmur yağmazsa Gotan Project konserine gitmeyi düşünmekteyim.

Umarım bugünkü kıyafetim konusunda biraz olumlu yanıtlar alırım.

21 Haziran 2010 Pazartesi

Gün yüz kırk iki: Tatil planları



Tatil planlarına başlıyorum. Temmuz başı gibi ya Kaş'a gitmek niyetindeyim, ya da mesela Datça. Bütçem çok fazla yok. Acaba önerileriniz olur mu bana?

20 Haziran 2010 Pazar

Gün yüz kırk bir: EPOL. Devam.



EPOL şahane. Kim nerede nasıl ne yapar fotoğrafları için blog.muzikicinefes.com anında durumlardan haberdar olmak içinse aynı ekibin twitter'ına bakmanızı öneriyorum. Ben şimdilik ev halinde, iki saat sonra da festival alanında olacağım =)

19 Haziran 2010 Cumartesi

Gün yüz kırk: Ev hali




Bugün EPOL'de Groove Armada dinledik hayran olduk, Whitest Boy Alive Berlin'den gelmiş onu öğrendik,günün çeşitli saatlerinde sosisli sandviç, lokma, elma yedik. Eve şimdi geldim Fuchs ve DearHead dinlemeyi bırakıp. Yarınki seans için dinlenmek üzere uyumaya gidiyorum. Üzerimde gördüğünüz yarın giymeyi düşündüğüm kıyafetim.

18 Haziran 2010 Cuma

Gün yüz otuz dokuz: Liste




Dün sizden gelen yorumlara bir de benimkileri ekledim, hepimize güzel bir cuma olsun diye şöyle bir müzik listesi ortaya çıkardım

White Stripes - Jolene
Fuji & Miyagi - Knickerbocker
Sugababes - Push the Button
One Republic - All the Right Moves
Jehro - All I Want
Fikret Kızılok - Haberin var mı?
Sezen Aksu - Sarı Odalar
Gripin - Dalgalandım da Duruldum
Moloko - Fun For Me
Groove Armada - But I Feel Good

17 Haziran 2010 Perşembe

Gün yüz otuz sekiz: Müzik ruhun gıdası!


Bugün sabah dolap diplerini kurcalarken sonunda çoktandır aradığım çantayı buldum. Ama işe gitmek için evden apar topar çıkmak zorunda kaldığımdan ipoduma şarkı yükleyecek vakit kalmadı. Bugün çooook koşturup, yoruldum. Sizde soruyorum ipoduma yeni playlist yapacağım, favori şarkınız nedir?

16 Haziran 2010 Çarşamba

Gün yüz otuz yedi: EPOL!!



Bugün EPOL için biletleri aldım. Henüz haberiniz yoksa diye söylüyorum Groove Armada, The Thing Things, Whitest Boy Alive, Multitap ve daha bir sürü bir sürü müzik Cuma Cumartesi Tamirane'de olacak.

P.S. Kıyafetim nasıl bugün?

15 Haziran 2010 Salı

Gün yüz otuz altı: Almanya!



Değişime öncelikle neşeli havamı geri kazanarak başlıyor, sonra da Dünya Kupası'nda tuttuğum takımın Almanya olduğunu belirtmek istiyorum. Sizde durumlar nedir? Kim kazanır kupayı?

14 Haziran 2010 Pazartesi

Gün yüz otuz beş: Hoşçakal beyaz duvar!




Gidiyorum bu duvarın önünden söz görmeyeceksiniz artık. Ama bugün moralim bozuk nolur çok kötü yorumlar yapmayın =((( Köpeğim öldü. Ona ufak da olsa kendi aramızda bir anma töreni düzenledik. Annemle ikimiz için çok zor oldu. Yıllardır o kadar alışmışız ki varlığına... Keşke şimdi yanımda olsaydı da elimi yalasaydı diye düşünmemek için kendimi çok tutuyorum. Yarın yeni bir gün, sabah, hayat...

13 Haziran 2010 Pazar

Gün yüz otuz dört: Şen şakrak şenlik



Bugün bir değişiklik yapıyorum ve size Bebek Şenliği'nde gözüme çarpanlardan hazırladığım bir albümü ekliyorum. Umarım seversiniz =). Bu arada evet, bu iş sandığımdan çok çok zormuş. Bana kombin yapmak konusunda yardım etmek isteyen herkesin fikrine açığım, hatta yalvarırım, bir iki öneri verin de beynimi, ufkumu açın.









P.s: Bugün Multitab dinledik. Çok çok eğlendik. Mutlaka konserlerini yakalamanızı öneriyorum.

12 Haziran 2010 Cumartesi

Gün yüz otuz üç: Bebek'te ikinci tur




Dün yeterince gezemedim. Bugün geri dönerim. Zeynep Erdoğan'dan elbise, Ayşe Deniz Yegin'den kolye, Tru'dan t-shirt, Beta'dan ayakkabı, Sezgi Beşli'den paramın yettiği yere kadar elbise almak niyetindeyim. Bu arada bir yerlerde de Fashionateye gözlükleri varmış. Onlara bakmadan da dönmem geri!!!

11 Haziran 2010 Cuma

Gün yüz otuz iki: Tak sepeti koluna herkes Bebek Parkına



Herkesten bu kadar geç post girdiğim için çoook özür dilerim. Az önce Bebek Şenliği'nden döndüm. Ziyareti sebebim hem iş hem de eğlenmekti. İlk Beyoğlu'nda başladığım alışveriş turum aynı hızla Bebek'te devam edecek. Şimdi de yeniden dışarı çıkma planları peşindeyim. Kızları aradım kararsız kaldık. Bu gece siz nereye gideceksiniz?


10 Haziran 2010 Perşembe

Gün yüz otuz bir: Facehunter



Facehunter okumaya başladım. Kendisi bir stilist. Hani dediniz ya kılığına çeki düzen ver, ne o paspal haller, ben de işi bilenden öğreniyim diye hemen kitaptan edindim bir tane.

Bu arada haberlere geçiyim. Yarın Aslı Filinta sample sales L'Appart PR'da; orhanik pazar da Kanyon'un önünde olacakmış. Kimler geliyor?

9 Haziran 2010 Çarşamba

Gün yüz otuz: Parisli




Evime Paris'ten bir hediye geldi.Arkadaşım Marais'de bir sokak dükkanından almış da getirmiş. E bayıldım, öyle olunca da bir Parisli gibi giyinip poz vereyim dedim. Nasıl hoşunuza gitti mi stilim bugün?

8 Haziran 2010 Salı

Gün yüz yirmi dokuz: Hasta




Mahallede uzun zamandır baktığım bir köpek var. Bugün o kadar bitkin görünüyordu ki veterinere götürdüm onu. Çok hastaymış. Bir sürü iğne vurdular. Şimdi onların yanında kalıyor. O yüzden hiç süslenip püslenecek modum kalmadı. Özür dilerim herkesten. Söz veriyorum bugün kendimi toplayıp yarın alışık olduğunuz neşeli hallerimle karşınızda olucam. Siz de Köpük için iyi dileklerinizi yollayın nolur =(

7 Haziran 2010 Pazartesi

Gün yüz yirmi sekiz: Yaz pazarları




Dün yorumlardaki eleştirileri aldım. Kabullendim. Önümüzdeki günler için stilist arkadaşlarımdan kombin önerileri almak üzere kendisini eve çağırdım. Birbirinden ayrı tarzlar yaratacağım.

Bu arada bir iki de size bilgi geçeyim Bistro Fun Fatale'de her salı Designer Sample Sale konsepti başlamış 11-21 arasında. Bu hafta Oye Swimwear var. Mayolarına bayılırım. Cuma günleri de Kanyon'da tamamen organik ürünlerin satıldığı "Organikanyon" kurulacakmış.

6 Haziran 2010 Pazar

Gün yüz yirmi yedi: Dinlenme




Bugün, evde, dinleniyorum ben. Bütün gazeteleri önüme açtım, televizyonda da bütün saçma sapan programları buldum. Kafamı dinlendiriyorum. Bir de Pucca'nın kitabı var yanımda, yağmur izlemeyi birakınca da ona bakarım ben biraz. Oh ne güzel evde olmak!

5 Haziran 2010 Cumartesi

Gün yüz yirmi altı: Islak



Sahile inip yıldızların altında uzanacak, içeceklerimizden koca yudumlar alacaktık... Ama yağmurun yağmasıyla erteledik. Şansın böylesi. Film mi izlesek, okey mi çevirsek, yoksa Jenga mı oynasak bilemedim. O sırada aşağı inip bizimkiler karar verene kadar ben de post gireyim dedim. Hazır kararsızken de sorayım dedim, sizin öneriniz ne?

4 Haziran 2010 Cuma

Gün yüz yirmi beş: Tatil!




Bu akşam bir partide fotoğrafçılık yaptıktan, gecenin köründe Bambi'de kaşarlı tost yiyip yanında portakal suyu içtikten, uyuduktan uyandıktan sonra... sabah İstanbul'u terk ediyorum bir aksilik olmazsa. İki gün sevdiceğimle tatil!

Kıyafetimden de anlayacağınız gibi modum şahane, renkli, neşeli. Olley!!! Dertlere, tasalara, dünyanın gidişatına azıcık ara.

3 Haziran 2010 Perşembe

Gün yüz yirmi dört: Yol-culuk



Haftasonu ufak bir yolculuk planlıyoruz. Sorun çıkmazsa Asos'a. Arabayla gideceğimiz için de yol şarkıları play list'imi oluşturmaya başladım. Öneriler isterim eğer aklınızda varsa.

Off bu tatile çok ihtiyacım var.

2 Haziran 2010 Çarşamba

Gün yüz yirmi üç: Kızarrrtma!!!




Yarın Tamirane'deyim. Efes Pilsen Pre Weekend var, müzik dinlemeye gideceğim. Bugün, sonunda, yaşasın, evim! Akşam yemeğine kızarmış patates, kabak, patlıcan üzerine sarımsaklı yoğurt ve domates sosu yapmaya başladım bile. Off çok özlemişim. Sende ne var akşama? Bana biraz tüyo verecek var mı? Haftasonu kızlarla yemek işine girişicez de.

1 Haziran 2010 Salı

Gün yüz yirmi iki: İptal




Ben çok çalışmaktan iptal oldum, Sex and The City ve Vakkorama Partileri dünyanın gidişatından. Lale sevgilisiyle yıldönümü yemeğini iptal etmiş zamansızlıktan, annem de ikinci kredi kartını. Dünyanın gidişat vahim bu aralar.